21 Aralık 2014 Pazar
Kayıp köpek. Bulana 1000 TL ödül.



Büyük resim ve ayrıntılar için tıklayın.

Üyelik




Sayaçlar
3.220.992 ziyaret.
20 aktif ziyaretçi.
Şerafettin DAĞYILDIZI

ŞİRKETLERDE ORTAK VE KANUNİ TEMSİLCİNİN SORUMLULUĞU



     İlçemizde bulunan şirketlerin %90 ı ne yazıkki aile şirketi bulunmaktadır. Şirket dediğiniz zaman değişik sermaye, emek ve bilginin bir havuzda toplanarak güç birliği yapılması demektir.Bir döneme kadar hayat standardı uygulaması nedeniyle şirketleşme cazip gibi görülürken bugün ise kurumsallaşma,kalite,arge,ihracat,ithalat gibi etmenler şirketleşmeyi olmazsa olmaz hale getirmiş durumdadır.

   

    Şirket ortağı hele hele limited şirketlerde şirket müdürü; A.Ş lerde yönetim kurulu üyesi olmak için kırk düşünüp bir uygulamak gerekir.A.Ş lerde yönetim kurulu.genel müdür vb. Limited şirketlerde ise şirket müdürü temsil ve ilzam yetkisinden sonra kanuni temsilci olarak şirketin tüm borçlarına mal varlığı ile sorumlu bulunmaktadır.

    Ancak;

    bu konuda göz korkutmaktan ziyade şirket ortağı yada kanuni temsilcisi olarak sorumluluklarımızı bilerek hareket etmek sonradan tüh vah dememek  önem arz etmektedir.  

    6172 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim ve limited şirketlerde ortakların sorumluluğu şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Yani ortaklar, şirketin borçlarından dolayı taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumludurlar. Bunu aşan kısım dolayısıyla hiçbir sorumlulukları yoktur.Ancak konu borcun türüne göre ayırarak. Özel hukuk borçlarından dolayı sorumluluk ve Kamu hukuku borçları açısından sorumluluk olmak üzere ayırmak gerekir.Ayrıca borçların 29.07.1998 tarihinden önce ve sonrası da önem taşımaktadır
    Limited yada A.Ş Şirketin özel hukuktan kaynaklanan borçlarını karşılayamaması durumunda şirket ortaklarının sorumluluğu, koymayı taahhüt ettiği sermaye borcu olup olmamasına göre değişmektedir. Sermaye taahhüt borcunu tamamen yerine getirmiş ortağın bu durumu şirket pay defteri ve bilanço kayıtları ile kanıtlaması halinde şirket borçlarından sorumluluğu söz konusu olmaz. Fakat sermaye taahhüt borcu bulunan ortak, şirket borçlarından, şirketin ödeme gücü olmaması kaydıyla, bakiye sermaye taahhüt borcu ile sınırlı olarak sorumlu olup, aşan kısımdan sorumluluğu yoktur. Bu nedenle şirketten alacaklı olanlar, alacaklarını şirketten alamadıkları takdirde, bir başka deyişle şirket aleyhine yapılan takibin sonuca ulaşmaması durumunda, şirket ortağına, şirkete olan borcu dolayısıyla kanuni işlem yapılabilir.

     Kamu borçlarından sorumluluk açısından, anonim şirket ortakları ile limited şirket ortaklar arasında ise farklar vardır

    Anonim şirket ortaklarının, şirketin kamu borçları açısından sorumluluğu,ortakların  şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye dışında hiçbir sorumlulukları yoktur. Şirket malvarlığından alınmayan kamu borçlarından sorumluluk ise yönetim kurulu üyelerine aittir. Yönetim kurulu üyeleri, şirketin kamu borçları dolayısıyla ikinci derecede, bir başka deyişle şirket mal varlığından tahsil edilememesi kaydıyla şahsi mal varlıklarıyla da sınırsız ve müteselsil olarak sorumludurlar.
    Limited Şirketlerde ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 35. maddesinde 29.7.1998 tarihine kadar yer alan eski hükme göre, limited şirket ortakları, şirketçe ödenmeyen ve şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacaklarından dolayı, şirkete koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile sorumlu  iken.

    Bu hüküm 29.07.1998 tarihinden itibaren 4369 Sayılı Kanunla değiştirilerek, ortakların sorumlulukları daha da ağırlaştırılmıştır. Yeni hükme göre, limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacaklarının tamamından, kendi sermaye payları oranında, doğrudan doğruya ve sınırsız olarak sorumludurlar.

    Limited şirketlerle ilgili bu düzenleme 29.7.1998 tarihinden sonra doğan borçlar için geçerlidir. 29.7.1998 tarihinden önce doğmuş borçlar için ise, ortakların sorumluluğu konusunda anılan maddenin eski şekli geçerlidir.

    Örneğin;

    Yeni hükme göre, 10.000,00- YTL sermayeli bir limited şirketde 1.000,00-YTL'lık iştirak payı bulunan yani yüzde 10 ortak olan bir ortağın, şirketin vergi dairesine olan 50.000,00-YTL tutarındaki borcundan kaynaklanan sorumluluğu borcun yüzde 10'u olan 5.000,00-YTL olacaktır. Ortakların buradaki sorumluluğu müteselsil değil, müşterek sorumluluktur. Dolayısıyla her bir ortak borcun tamamından değil, sadece hissesi oranındaki kısım için takip edilebilir.


Anonim şirket ortaklıklarında ise sorumluluk yukarıda da belirtildiği gibi yalnızca şirkete karşı koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Anonim şirket ortaklarının şirket alacaklılarına karşı bir sorumlulukları yoktur. Bu durum hem ticari borçlar hem de kamu hukuku borçları açısından geçerlidir.

Limited şirket ortaklarının ise, kamu hukuku borçlarından sınırlı şahsi sorumluluğu söz konusu olduğundan, yeni ortağın pay devrinden önceki borçlardan da sorumluluğu söz konusu olacaktır. Çünkü,vecibeleri yapılmış devir işlemi sonunda, pay defterine kayıtla birlikte, devredenin yerine geçen yeni ortak, ortaklık payını bütün hak ve borçları ile birlikte devralmış olacaktır. Özetle, devirden sonra doğan borçlar açısından devreden ortağın herhangi bir sorumluluğu bulunmazken, devirden önce doğmuş olan borçlar açısından devralan ortağın sorumluluğu, ortaklık payını bütün hak ve borçlarıyla birlikte devraldığından sorumluluk devam etmiş olacaktır.

Burada irdelenmesi gereken bir konu da, borcun doğumu ile tahsil olanaksızlığının ortaya çıkması arasında geçen zaman içerisinde hisse devirlerinin olması halinde, hangi tarihteki ortağın sorumlu olacağıdır. Ortağın sorumluluğu borçların takibi tahsil imkansızlığı koşuluna bağlı olduğundan, bu tarihte, yani tahsil imkansızlığının hukuken ortaya çıktığı tarihte ortak olanların borçtan sorumlu tutulması gerekir. Devirlerinde hisseler devir tarihi itibariyle mevcut tüm hak, alacak ve borçları ile devredildiğinden, sorumluluğun devralana ait olduğunu kabul etmek doğru sonuçtur.

Konuya lişkin bir danıştay kararında: " Limited şirketteki hissesinin tamamını noter tasdikli hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ve bu durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanarak tescil ve ilan edildiği hususlarının taraflar arasında ihtilafsız bulunması karşısında, şirketle hiçbir hukuki bağı kalmayan davacı, hisse devrinden sonraki dönemlere ait vergi borçlarından sorumlu tutulamaz." denilmiştir. (D.7.D. T.27.06.2001. E.2000/3801, K:2001/2776)

Danıştay 4. Dairesi E. 2004/1614 K. 2005/216 T. 15.2.20051990 yılında yaptığı hisse devir sözleşmesiyle şirketteki hisselerini başka bir şahsa devreden davacı hakkında şirketin 1995-1996 yılları borçları ile ilgili olarak düzenlenen ödeme emrinin, davacının borçlara ait dönemde şirket ortağı ya da müdürü olmaması sebebiyle sorumluluğu bulunmadığından iptali gerekmektedir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2004/238 K. 2005/57 T. 1.4.2005

Danıştay 7. Dairesi E. 1999/905 K. 1999/3471 T. 26.10.1999

Davacı, şirketin motorlu taşıtlar vergi borcu nedeniyle adına düzenlenen ödeme emrinin, şirketteki hisse oranının %5 olmasından bahisle iptalini istese de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde kanuni temsilcilerin sorumluluğu konusunda hisse itibariyle herhangi bir ayırım yapılmamış olması ve kanuni temsilcinin sorumluluğunun şirketteki hissesi ile sınırlı olmamasından dolayı, düzenlenen ödeme emri de yasaya uygundur.

 

Limited şirket ortaklarının bu sıfatla kendilerine düşen sorumluluktan kurtulmalarının yolu ortaklıktan ayrılmaktır. Bunun için ortağın yapabileceği şey, ortaklık payını devretmek veya bu mümkün değilse, haklı sebeplerin varlığını ispatlayarak Mahkemeden çıkma kararı yaya şirketin feshini istemektir. Mahkemece verilen çıkma kararının o tarihte hüküm ifade etmesine karşılık, payın devredilmiş sayılması için, devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış ve noterce tasdik edilmiş olması, ortaklardan sermayenin en az dörtte üçüne sahip bulunanların devre muvafakat etmesi ve devrin pay defterine işlenmesi şarttır.

     Yarınlara güzel bakabilen ortaklıklar dileğiyle



DİĞER MAKALELER
Taha AVNİ
Nefsin Tuzağı
Misafir MİKROFON
PÜF NOKTASININ PÜF NOKTASI -Prof. Dr. Seyit Mehmet ŞEN
Yunus Baki KOÇAK
Çoğullu Köyüne Gelen İlk Öğretmen - 1 -
Kazım ÜNLÜOL
Şehirleşmeye Evet, Ama Esentepe’de Suniliğe Hayır.
Ferhat ÇETİNOĞLU
Genç Siyaset - Bölüm II:
Dr.Cihan AVAROĞLU
İNEK SÜTÜ ALERJİSİ VE BİLİNMESİ GEREKENLER
 
www.gerede.net
Gerede Hakkında Herşey
Bu sitede yayınlanan haber, metin, bilgi, yazı ve resimler izin almadan yayınlanamaz. gerede.net hiçbir kişi, kurum veya siyasi görüşün sitesi değildir. Amacımız Gerede ilçemizi tanıtmak ve Geredelileri kaynaştırmaktır.
E-Posta :  haberlesme@gerede.net

Bu site tüm kamu eġitim kurumlarına deneme amacıyla sınırlı bir süre ücretsiz daġıtılacaktır.
İletişim için Bünyamin SÖNMEZ - bunyaminsonmezknb@gmail.com
Site motoru Ercan ORAK tarafından yazılmıştır - hazirsite@gmail.com
Site hakkında ayrıntılı bilgi için www.turkegitim.net